Beslenme0–3 ay

Mekonyum ve bebek kakası: Hangisi normal?

Neredeyse siyah ve yapışkan: ilk kaka.

28 dakikalık okuma

Mekonyum, yani bebeğinin ilk kakası, neredeyse siyah, koyu kıvamlı ve yapışkandır. Sonrasında bebek kakasının rengi birkaç gün içinde değişir; bezi bu kadar anlamlı kılan da tam budur. Memede ne kadar sütün bebeğine geçtiğini göremezsin; biberonda da miktar tek başına her şeyi söylemez. Ama diğer uçtan ne çıktığını her gün görürsün.

Kısaca

İlk mekonyum
24 saat içinde
İlk ıslak bez
24 saat içinde
Sarı kaka
5. gün civarı
Islak bez, 5. gün+
günde en az 6

6–12 haftalıkken

Islak bez
yakl. 6 dolu
Kaka (mama)
günde 1–2 kez
Haftalık artış
~170–330 g
Ateş sınırı
38,0 °C

Mekonyum nedir?

Kısaca: Mekonyum, bebeğinin ilk kakasıdır; neredeyse siyah, yapışkan ve yoğundur. Zamanında doğan bebeklerde neredeyse her zaman ilk 24 saatte gelir. Yaklaşık 2. günden itibaren yeşil-kahverengi geçiş kakası görülür, 5. gün civarında da kaka sararır. İki ila üç gün içinde mekonyumun büyük kısmı atılmış olur.

Adı boşuna değil: Eskiden varilleri kapatmak için kullanılan katrana benzer. Anne karnında bebeğin amniyotik sıvıyı yutar; bununla birlikte dökülen deri hücreleri, ince tüyler ve mukus da bağırsağa gider. Safra sıvısı da hepsini neredeyse siyaha boyar. Buna karşılık mekonyumun kokusu pek olmaz.

Süreç ilk sütle birlikte başlar. İlk günlerin koyu kıvamlı ön sütü olan kolostrum hafif müshil etkisi yapar ve mekonyumu dışarı iter. Bu yüzden ilk günlerde bebeğini 24 saatte en az sekiz kez emzir; istersen daha sık, gece de. Bu, hem süt yapımını hem de sindirimi harekete geçirir. Bebeğin bebek maması alıyorsa bu görevi biberon maması üstlenir.

Prematüre bebeklerde bu süreç çoğu zaman daha yavaş ilerler: İlk mekonyumu ilk 24 saatte çıkaranların oranı üçte birden biraz fazladır; neredeyse üçte birinde ise bu süre 48 saati aşar. Prematüre bebeğin için neyin normal sayılacağını hastaneye, aile hekimine ya da çocuk doktoruna sor.

24 saat geçmesine rağmen hâlâ mekonyum gelmediyse, aynı gün haber ver: hastanedeysen servis ekibine, evdeysen aile hekimine ya da çocuk doktoruna, mesai dışındaysa en yakın hastanenin çocuk acil servisine; ASM'deki ebe ya da hemşireye de. Bu bazı bebeklerde olur ve çoğu zaman zararsızdır, ama görülmesi gerekir. 48 saat boyunca hiç mekonyum yoksa bebeğin mutlaka doktor tarafından muayene edilmelidir; o noktada telefon görüşmesi yeterli olmaz.

Bunun arkasında ne olabilir? En sık neden, çıkışı tıkayan koyu bir mekonyum tıkacıdır; çoğu zaman küçük bir tıbbi uyarıyla çözülür. Daha nadiren sorun bağırsağın kendisindedir; örneğin bağırsağın son bölümünde sinir hücrelerinin eksik olduğu Hirschsprung hastalığında ya da genellikle kistik fibroz nedeniyle çok koyu mekonyumun yaptığı tıkanıklıkta. Türkiye'de yenidoğan taraması topuktan alınan kan örneğiyle yapılır; kistik fibrozun bu taramaya dahil olup olmadığını doktoruna sorabilirsin. Doktor karna bakar, anüsü değerlendirir ve gerekirse röntgen ya da kontrastlı lavman ister.

Bebeğinin karnı gergin, sert ve belirgin biçimde şişse, üstelik beslenmeden uzun süre sonra bile böyle kalıyorsa; kötü içiyorsa ya da yeşil kusuyorsa hemen tıbbi yardıma ihtiyacı vardır. Buradaki yeşil, çimen yeşilinden ıspanak gibi koyu yeşile kadar olan renktir; birçok bebeğin çıkardığı sarımsı beyaz süt değil. Doğumdan kısa süre sonra eve döndüysen, ilk siyah bezin ve ilk ıslak bezin saatini not et.

Bu arada: Yaklaşık her 100 doğumun 12 ila 20’sinde mekonyum daha doğumdan önce gelir; o zaman amniyotik sıvı yeşilimsi görünür. Bu bebeklerin yalnızca yaklaşık her 100’ünün 2 ila 10’unda nefes alma sorunu gelişir (mekonyum aspirasyonu); bu yüzden doğum ekibi o durumda özellikle solunuma dikkat eder.

Neredeyse siyah, koyu kıvamlı ve yapışkan: İlk kakada tam da bu normaldir.

Mekonyumu nazikçe temizlemek

Mekonyum katran gibi yapışır: cilde, parmaklarına, hatta body’ye. Ovalamak pek işe yaramaz, üstelik hassas cildi tahriş eder. Daha kolay yolu şöyle:

  1. Önce her şeyi hazırla: temiz bez, yumuşak yıkama bezi, ılık su, havlu, yedek kıyafet. Öncesinde ve sonrasında ellerini yıka.

  2. Kabaca ilk silmeyi yap: Eski bezin temiz ön kısmıyla çoğunu tek seferde alabilirsin.

  3. Ovmak yerine yumuşat: Islak, ılık bir bezi yapışan bölgenin üzerine birkaç saniye koy, sonra nazikçe sil. Sertçe değil, gerekirse birkaç kez.

  4. Su yeterlidir: İlk haftalarda sabuna ya da ıslak mendile gerek yoktur; hassas cildi tahriş edebilirler. Dışarıdaysan istisna olarak ıslak mendil kullanılabilir.

  5. Kurulayarak koru: Popoyu ve deri kıvrımlarını tampon yaparak kurut. Sık bez değişen bu günlerde çok ince bir vazelin ya da pişik kremi tabakası cildi korur. Bebek pudrası kullanma — sıcak havalarda isilik için de değil: Solunursa akciğere zarar verebilir.

  6. Doğru yönde sil: kız bebeklerde her zaman önden arkaya doğru sil ki bağırsak mikropları vajinaya taşınmasın. Erkek bebeklerde sünnet derisini geri çekme.

  7. Göbek bağı kökünü açıkta bırak: Bez kenarını göbeğin altında kıvır ki göbek bağı kalıntısı havada kurusun. Kirlenirse temiz suyla temizle ve kurulayarak hafifçe tampon yap. Çevresindeki deri kızarırsa, sızıntı olursa ya da şişerse aynı gün göster.

  8. Asla yalnız bırakma: Alt değiştirme masasındayken bir elin her zaman bebeğinin üzerinde olsun.

Küçük bebekler günde sık sık 10–12 temiz beze ihtiyaç duyar, daha büyüklerse çoğunlukla 6–8. Bu sayı değişim sayısıdır; yeterince içip içmediğinin sınırı değil. Onu aşağıda bulacaksın.

Pişik olursa, daha sık bez değiştir, sadece suyla temizle, tampon yaparak kurut, sıcak odada günde birkaç kez birkaç dakika bezsiz bırak ve ince bir tabaka pişik kremi sür. Düzelmiyorsa, yayılıyorsa ya da özellikle deri kıvrımlarında kenarları belirgin, parlak kırmızı alanlar ve çevresinde küçük noktalar görüyorsan bunun arkasında bez mantarı olabilir. Bunun için çocuk doktorundan ya da aile hekiminden merhem gerekir.

İlk haftada bebek kakası

İlk günlerde renk değişimi oldukça güvenilir bir düzende ilerler. Burada 1. gün, doğumdan sonraki ilk 24 saati ifade eder.

  1. 1. ve 2. gün – mekonyum: siyah ile koyu zeytin yeşili arası, koyu kıvamlı ve yapışkan. Günde en az bir böyle bez, çoğu zaman daha fazlası.

  2. 2. ila 4. gün – geçiş kakası: yeşil-kahverengiden yeşil-sarıya, belirgin biçimde daha yumuşak, bazen kremsi. Süt bağırsağa ulaşıyor ve kalan son mekonyumla karışıyor. 3. günden itibaren çoğu bebek günde üç ya da daha fazla kaka yapar.

  3. 4. günden sonra açılır, 5. gün civarında sararır – süt kakası: emzirilen bebeklerde canlı sarı ile hardal sarısı arası, sulu ile püre kıvamı arası; mama alan bebeklerde sarımsı kahverengi ve biraz daha kıvamlıdır.

Bu değişimin neden bu kadar önemli olduğuna gelince: Sarı kaka, sütün bağırsaktan geçtiğini gösterir. Beşinci gün civarında sarı bezler görmek gerçekten çok iyi bir işarettir. Emzirilen bebeklerde bundan sonra yaklaşık altı haftaya kadar çoğunlukla günde üç ya da daha fazla sarı kaka olur; her biri en az yaklaşık 2,5 cm çapındadır. Bir tam gün boyunca üçten azsa ya da kaka 5. günde hâlâ koyu ve yapışkansa, muhtemelen yeterince süt gelmiyordur: aynı gün aile hekimini, çocuk doktorunu ya da bir emzirme danışmanını ara ve kilo kontrolü yaptır. O zamana kadar yapabileceklerin “Bez sayısı az mı?” kutusunda.

Süt ve kaka bu günlerde ikinci bir yoldan da bağlantılıdır. Bebeğin yenidoğan sarılığının arkasındaki sarı pigment olan bilirubini dışkıyla atar. Bir bebek az içerse daha az kaka yapar ve bilirubin vücutta daha uzun kalır. Bu da bebeği erken ve sık emzirmenin neden önemli olduğunu gösterir.

“Normalin nasıl göründüğünü bilirsen, alışılmadık olan zaten gözüne çarpar.”

Normal bebek kakası

Mekonyum dönemi geçtikten sonra normal bebek kakası, beslenme şekline göre oldukça farklı görünebilir: anne sütü kakası, mama kakası ya da ikisinin arası. Bunların hepsi normaldir:

  • Emzirilen bebekte: canlı sarıdan hardal sarısına, bazen turuncuya çalan; sulu ile kremsi arası; çoğu zaman lor peyniri gibi küçük taneli. Kokusu hafiftir, çoğu zaman biraz ekşimsi olur ve bazen oldukça fışkırarak çıkabilir.

  • Bebek maması alan bebekte: sarımsı kahverengiden kahverengiye, daha kıvamlı ve daha çok macun gibi; ama asla sert değil, en fazla yumuşak oyun hamuru kadar. Kokusu belirgin biçimde daha yoğundur.

  • Karışık beslenmede: ikisinin arasında bir yerde, çoğu zaman yumuşak bir macun gibi.

“Soluk”tan kasıt nedir? Kaka yıkanmış gibi renksiz, tebeşirimsi, beyazımsı, gri, bej ya da kil renginde görünüyorsa safradan gelen renk maddesi eksiktir. Bu asla sarının sıradan bir tonu değildir; bebeğinin 24 saat içinde muayene edilmesi için bir nedendir. Emin değilsen gündüz ışığında dışkı renk kartıyla karşılaştır; bunun ayrıntısı aşağıda.

Bebek mamasını değiştirirsen ya da emzirmeye ek olarak biberon verirsen, kaka rengi, kokusu ve kıvamı değişebilir. Bazı özel mamalar, örneğin ileri derecede hidrolize mamalar, kakayı sık sık yeşilimsi yapar. Kaka sert ya da ufalanan yapıya dönerse, mamayı değiştirmeden önce muayenehaneye danış.

Bebek kakası renkleri

Sarı–kahverengi
normal
Yeşil
çoğu normal
Kırmızı veya kanlı
bugün doktora
Soluk, beyazımsı
doktora: 24 sa.

Yeşil, köpüklü, mukuslu kaka

Yeşil kaka bebeklerde neredeyse her zaman normal aralığın içindedir. Burada önemli olan, normal olan canlı ya da koyu yeşille, uyarı renkleri arasında yer alan soluk gri-yeşili ayırt etmektir. Yeşil renk, bağırsak içeriği daha hızlı ilerlediğinde, bazı özel mamalarda, ishalle seyreden bir enfeksiyonda ya da görünür hiçbir neden olmadan ortaya çıkabilir. Bebeğin iyi içiyor, kilo alıyor ve keyfi yerindeyse tek başına yeşil renk uyarı işareti değildir.

Ama bilmen gereken bir istisna var: Az miktarda, seyrek gelen koyu yeşil ile kahverengimsi kakalar ve buna eşlik eden az sayıda ıslak bez, bebeğinin yeterince süt alamadığını gösterebilir. Bu durumda aynı gün tartılmasını sağla.

Peki senin yediklerin? Lahana, soğan ya da baklagillerden oluşan gaz anne sütüne geçmez. Genel olarak emzirirken bir şeyi özellikle kesmen gerekmez. Ancak belli bir şeyin bebeğine iyi gelmediğini açıkça fark edersen, deneme amaçlı ondan uzak durabilirsin. Gerçek bir eliminasyon diyeti doktor eşliğinde yapılmalıdır.

Kıvam da çok şey anlatır:

  • Lor peyniri gibi taneli: normaldir, özellikle emzirilen bebeklerde.

  • Fışkırır gibi, neredeyse patlayıcı: emzirilen bebeklerde normaldir.

  • Biraz mukus: keyfi yerinde, iyi içen bir bebekte çoğu zaman zararsızdır.

  • Kan çizgili mukus: aynı gün çocuk doktoruna.

  • Sulu, neredeyse tamamen beze emiliyor ve belirgin biçimde her zamankinden daha sık: ishal şüphesi.

  • Sert, ufalanan, küçük topçuklar halinde: kabızlık belirtisi. Sadece anne sütü alan bir bebekte bu çok alışılmadık bir durumdur ve görülmelidir.

Emzirilen bebekler için önemli not: Sulu kaka ishal demek değildir; normal olan budur. İshali değişimden anlarsın: birden belirgin şekilde daha sık ve öncekine göre çok daha sulu olması. Bebekler bu durumda hızla sıvı kaybedebildiği için çocuk doktorunu ara; mesai dışındaysa en yakın hastanenin çocuk acil servisine git.

Anne sütüyle beslenen bebeklerde cıvık kaka normaldir. İshali değişimden anlarsın.

Bezde kırmızı veya turuncu

İlk günlerde birçok ebeveyn bezde turuncu ile pembemsi kırmızı arasında, pudra gibi lekeler görür. Çoğu zaman bu kan değil, “tuğla tozu” görünümündeki üratlardır: ürik asit tuzlarından oluşan minicik kristaller. İdrar henüz çok yoğunken oluşurlar; yani süt miktarı hâlâ az olduğu sürece bu tamamen doğal olabilir.

Yaşamın ilk üç gününde bu normaldir. Süt arttıkça idrar açılır ve bu tuğla tozu görünümü kaybolur. Bunu 4. günden sonra hâlâ görüyorsan, bebeğine az süt ulaştığına işaret edebilir: daha sık emzir ve aynı gün çocuk doktorunla ya da bir emzirme danışmanıyla konuş. Daha sonra, örneğin sıcak bir günde ya da ateşte yeniden ortaya çıkarsa, idrar yine fazla yoğun demektir: memeyi ya da biberonu daha sık teklif et; ıslak bez sayısı da azalırsa ara.

Tuğla tozu görüntüsü pudramsı ya da kristalimsi olur, daha çok turuncu-pembe görünür ve idrar lekesinin içinde yer alır. Kan ise kırmızı ile kahverengimsi arasında olur ya da kakada çizgi ve ipliksi izler halinde görülür. Emin değilsen kanmış gibi davran.

Kız bebeklerde ikinci bir zararsız açıklama daha vardır: Yaşamın 2. ile 10. günü arasında vajinadan az miktarda kan gelebilir. Bu, hamilelik hormonlarının doğumdan sonra hızla düşmesine bağlı küçük bir yalancı adet kanamasıdır. Genellikle üç ila dört gün içinde kendiliğinden geçer. Daha uzun sürerse, artarsa ya da kanın açıkça vajinadan geldiğinden emin değilsen göster.

Kakada kan aynı gün doktor tarafından görülmelidir; mekonyum döneminden sonra kakanın yeniden siyaha dönmesi de öyle. Yine de en sık nedenler çoğu zaman yönetilebilir durumlardır:

  • Annenin yutulan kanı: doğum sırasında ya da sonrasında çatlamış, kanayan meme uçlarından. Koyu renk parçacıklar, siyah kaka ya da bazen kusmukta koyu lekeler şeklinde görülebilir. Muayenede meme uçlarının kanadığını mutlaka söyle. Çatlak meme ucu aynı zamanda emzirme pozisyonunu gözden geçirmek gerektiğini de gösterir.

  • Anüste küçük bir çatlak: özellikle sert kakadan sonra, kakanın dışında parlak kırmızı çizgiler.

  • İnek sütü proteinine reaksiyon: bunun dışında keyfi iyi olan bir bebekte kan çizgili mukus. Sadece anne sütü alan bebeklerde de olabilir. Böyle bir durumda kendi başına beslenmeni değiştirme ve emzirmeyi kesme; tıbben değerlendirilmesi gerekir.

Bezi sakla ya da gündüz ışığında fotoğrafını çek. Bebeğinin çok kanı varsa, siyah katran gibi kaka ile birlikte soluk görünüyorsa, kusmukta kan varsa, karnı şişse ya da bitkin görünüyorsa hemen yardım gerekir. Bebeğin doğumda yapılan K vitamini iğnesini almadıysa, her türlü kanama derhal değerlendirilmelidir.

İlk günlerdeki turuncu-pembe lekeler çoğu zaman kan değil, tuğla tozu denen ürat kristalleridir.

Bebek günde kaç kez kaka yapmalı?

Bir bebeğin ne sıklıkta kaka yaptığı çok değişir ve ilk haftalarda belirgin biçimde farklılaşır.

Emzirilen bebek, yaklaşık ilk altı hafta: çoğu zaman günde üç ya da daha fazla yumuşak kaka yapar; bazen neredeyse her öğünden sonra. Buradaki asıl uyarı işareti, bir tam gün içinde üçün altına düşmesidir: aynı gün tartılsın.

Emzirilen bebek, yaklaşık altı haftadan sonra: Bu dönemde birçok bebekte kaka seyrekleşir. Bazıları hâlâ günde birkaç kez yapar, bazıları birkaç günde bir, bazılarıysa yaklaşık haftada bir. Kaka o zaman yumuşak geliyorsa, bebeğin iyi içiyor, yeterince ıslak bezi var ve kilo alıyorsa bu kabızlık değildir. Yine de yedi günden uzun süre kaka yoksa, bebeğin neşeli olsa bile çocuk doktorunu ara. On haftalık bir bebeğin hâlâ neredeyse her öğünden sonra kaka yapması da normaldir.

Bebek maması alan bebek: çoğunlukla günde bir ya da iki kez kaka yapar; ilk haftalarda daha sık, daha sonra gün aşırı olması da normaldir. Biberonla beslenen bebeklerde daha uzun aralar daha seyrek normal kabul edilir: İki günden uzun süre kaka gelmezse ya da kaka sert, ufalanan veya topçuk gibiyse çocuk doktorunu ara.

Peki ıkınma? Birçok bebek bir şey çıkmadan önce inler, zorlanır, kıpkırmızı olur ve ağlar; bazen 10 ila 30 dakika boyunca. Uzmanlar buna infantil diskezi der. Anne karnında makat kası dokuz ay boyunca kapalı kalmak zorundaydı; şimdi bebeğin onu doğru anda gevşetmeyi ve aynı anda karnıyla itmeyi öğreniyor. Sonunda yumuşak kaka geliyorsa bu kabızlık değildir. Bebeğini sakin tut, istersen bacaklarını hafifçe karnına doğru bük ve poposuna müdahale etme; bu, kendi kendine öğrenmesini geciktirir. Çoğu bebek bunu 2–3 aylık olana kadar çözer.

Gerçekten kabızlıksa — yani sert, ufalanan kaka ya da küçük topçuklar varsa — şunları deneyebilirsin:

  1. Mama kullanıyorsan hazırlamayı kontrol et: kutudaki tarife aynen uy, önce suyu koy, sonra silme ölçü kaşıkları ekle; asla fazladan kaşık koyma ve asla sulandırma.

  2. Karnını, ılık ellerle göbek çevresinde saat yönünde nazikçe masaj yap.

  3. Bebeğinin dizlerini yavaşça karnına doğru büküp kısa süre tut; çömelme pozisyonu gibi. Ya da bacaklarını yavaşça bisiklet çevirir gibi hareket ettir.

  4. Anne sütü alan bebeği daha sık emzir; mama alan bebeği her zamanki gibi besle.

Bunları doktora danışmadan yapma: fitil, lavman, laktoz şurubu, çay, su ya da meyve suyu verme; termometreyle ya da pamuklu çubukla da “yardımcı” olmaya çalışma. Bal ise ilk bir yıl boyunca hiç verilmemelidir; çünkü bebek botulizmine yol açabilen mikroplar içerebilir. Bunlar işe yaramazsa, bebeğinin ağrısı varsa, karnı şişse ya da kusuyorsa çocuk doktoruna görünmelidir. Mekonyum da geç geldiyse ve bebeğinde o zamandan beri tekrar tekrar sert kaka ve şiş karın oluyorsa, bunu özellikle belirt.

İleriye dönük bir not: Ek gıdayla birlikte kaka daha kahverengi, daha kıvamlı ve daha keskin kokulu olur. Havuç gibi sindirilmemiş parçacıklar o zaman normaldir; bazı sebzeler de kakayı turuncu ya da kırmızımsı renge boyayabilir.

“Bezde renkli olan pek çok şey normal olabilir. Dikkatini asıl çekmesi gereken, rengin eksik olmasıdır.”

Bebekte açık renk kaka

Bir dışkı renk kartına bak — internetten ya da çocuk doktorundan bulabilirsin. Kartta genelde yedi renk alanı olur. 1'den 4'e kadar olan alanlar sağlıklı kaka renklerini gösterir: kahverengi, yeşilimsi kahverengi, turuncu ve sarı. 5'ten 7'ye kadar olan alanlarsa soluk tonları gösterir: açık sarı, soluk yeşil ve bej. İşte bu üçü uyarı rengidir.

Bu kartın arkasında nadir ama ciddi bir hastalık vardır: safra yolu atrezisi. Bu durumda safra kanalları kapalıdır ve safra bağırsağa akamaz. Safra kakaya rengini verdiği için kaka soluk, kil rengi ya da neredeyse beyaz olur. Buna çoğu zaman geçmeyen sarılık ve belirgin koyu idrar da eşlik eder. Bu hastalık yılda çok az sayıda bebekte görülür, yaklaşık 20.000’de 1’dir; üstelik bebekler uzun süre sağlıklı görünebilir. Solukluk en baştan var olabilir ya da ilk haftalarda yavaş yavaş gelişebilir; bu yüzden en başından beri dikkat etmek önemlidir.

Burada neden günlerin önemli olduğunu da açıklayalım: Hastalık ameliyatla tedavi edilebilir ve ameliyat erken yapılırsa, ideal olarak yaşamın ilk iki ayında, en çok fayda sağlar. Ne kadar erken yapılırsa, bebeğin kendi karaciğeri o kadar uzun süre korunabilir. Ayrıca bağırsakta safra olmazsa vücut K vitaminini kötü emer ve kan daha zor pıhtılaşır; doğumda yapılan K vitamini iğnesi de bu yüzden önemlidir.

Kartı böyle kullan: Mekonyum dönemi bittikten sonra günde bir kez, özellikle gündüz ışığında, beze bilinçli şekilde bak — iki saniyelik bir göz atma, uzun bir inceleme değil. Kaka her zamankinden açık görünüyorsa kartı çıkarıp yanına tut. Telefon ekranındaki görsellerle karşılaştırma yapma; ekranlar renkleri bozabilir. Kaka karttaki soluk alanlardan birine uyuyorsa ya da beyazımsı, gri ya da kil rengi görünüyorsa, bebeğini 24 saat içinde doktor tarafından muayene ettir; başka türlü iyi görünse ve bir sonraki rutin kontrol daha haftalar uzakta olsa bile. Belirgin şekilde soluk tek bir bez bile yeterlidir; hafta sonuysa da pazartesiye kadar bekleme, doğrudan çocuk acil servisine git.

Bu, ikinci aydan sonra da geçerlidir: Soluk kaka her yaşta 24 saat içinde muayene gerektirir. Ve şimdiye kadar kartla hiç karşılaştırmadıysan ama hep canlı sarı, turuncu, yeşil ya da kahverengi bezler gördüysen de bir şeyi kaçırmış sayılmazsın. Defterinde kart yoksa, buradaki tariflerle karşılaştır ve muayenehaneden bir tane iste.

Yenidoğan sarılığı

Tüm yenidoğanların yarısından fazlası ilk günlerde biraz sararır; en belirgin olduğu zaman genellikle 3. gündür — çoğu zaman siz çoktan eve dönmüş olursunuz, bebeğin nerede doğmuş olduğundan bağımsız olarak. Çoğu zaman bu sararma iki hafta içinde kendiliğinden geçer. Şöyle kontrol edebilirsin:

  1. Bebeğinle birlikte gün ışığına geç; lambanın altına değil.

  2. Bir parmağınla burun ucuna ya da alnına kısa süre bastırıp bırak. Açılan yerdeki renk beyaz yerine sarımsı görünüyorsa bebeğin sarıdır.

  3. Göz akına bak — özellikle daha koyu tenli bebeklerde bu önemlidir, çünkü ciltte sarıyı fark etmek daha zor olabilir.

  4. Sarılığın nereye kadar indiğine bak. Yüzden başlar; değer yükseldikçe göğüs ve karından kollara ve bacaklara iner.

Sarılığın sadece yüzde olması sık görülür. Bebeğin daha da sararıyorsa, karın, kollar ya da bacaklar da sarıysa ya da buna ek olarak zor uyanıyor, kötü içiyor ya da huzursuzsa aynı gün çocuk doktorunu ara. Göz kolay yanılabilir; değer muayenehanede ölçülebilir. Doğumdan kısa süre sonra hastaneden taburcu olduysan da aynı şey geçerli: bir kez erken ölçtürmek, geç kalmaktan iyidir.

Sarılık iki haftadan uzun sürerse, prematürelerde üç haftadan uzun sürerse, doktor tarafından değerlendirilmelidir; çoğu zaman kan örneği gerekir. Bu sırada safranın doğru akıp akmadığını gösteren bir değer de ölçülür (direkt bilirubin). Bunu sormaktan çekinme. Anne sütü alan bebeklerde uzun süren sarılık sıkça zararsızdır; ama bunun böyle olduğu ancak kontrol sonrası anlaşılır. Geleneksel olarak bebeği güneşe çıkarmak da önerilebilir; ama doğrudan güneş ışığı yanık ve aşırı ısınma riski taşır, güvenli yöntem her zaman doktor takibidir. Emzirmeye devam etmek neredeyse her zaman doğrudur; su ya da çay yardımcı olmaz.

Bebeğin daha ilk günde sararıyorsa ya da sarı olup buna ek olarak neredeyse hiç uyanmıyor ya da içmiyorsa hemen tıbbi yardım gerekir.

Sakin geceler burada başlar.

Moonsleep'i indir ve bebeğine uyan ritmi bul.

App Store'dan indirGoogle Play'den edin
3 günlük ücretsiz deneme
Moonsleep uygulaması: ana ekran

Bebeğim yeterince süt alıyor mu?

Özellikle ilk günlerde birçok anne sütünden şüphe eder; üstelik bunu kimse tam olarak ölçemez. İşte burada ıslak ve dolu bezler çok yardımcı olur: Bebeğe yeterince süt ulaştığının en önemli günlük işaretlerinden biridir.

Islak bez sayısı ilk günlerde süt miktarıyla birlikte adım adım artar. 4. güne kadar pratik kural şudur: yaklaşık olarak, bebeğinin yaşı kaç günse o kadar ıslak bez.

  • 1. gün (ilk 24 saat): en az bir, çoğu zaman bir ila iki

  • 2. gün: iki ila üç

  • 3. gün: üç ila dört

  • 4. gün: dört ila beş

  • 5. günden itibaren: 24 saatte en az altı iyice ıslanmış bez, çoğu zaman altı ila sekiz

“İyice ıslanmış” ne demek? Modern tek kullanımlık bezler o kadar iyi emer ki dolu bir bez bile neredeyse kuru hissedilebilir. Bunu anlamak için şunları deneyebilirsin:

  • 45 ml testi: Temiz bir beze üç yemek kaşığı su, yani yaklaşık 45 mililitre dök ve kaldır. 4.–5. günden sonra iyi ıslanmış bir bez aşağı yukarı böyle hissedilir. İlk günlerde bezlerin doğal olarak daha hafif olduğunu unutma.

  • Mutfak tartısı: Temiz bir bezle kullanılmış bir bezi tart. 1 gramlık fark yaklaşık 1 mililitre idrara karşılık gelir; yani yaklaşık 45 gram fazlalık iyi ıslanmış bir bez demektir.

  • Islaklık çizgisi: Birçok bezde renk değiştiren bir çizgi vardır. Bu, bezin ıslandığını gösterir; ama ne kadar ıslandığını göstermez.

  • Renk: Yeterince sıvı alan bir bebekte idrar berrak ile açık sarı arasındadır. İlk günlerden sonra koyu sarı idrar, yeterince sıvı gelmediğine işaret eder.

Sayarken şunu bil: İdrar ve kaka olan tek bir bez her iki kategori için de sayılır; rakamlar da yaklaşık her öğünde bez değiştiriyorsan yerine oturur. İlk haftalardan sonra bezleri daha seyrek değiştirebilirsin, çünkü bezler daha çok sıvı tutar. O zaman toplam tablo önemlidir: ağır bezler, açık renk idrar, kilo alan bir bebek. Altı ila on iki haftalık dönemde çoğu bebek 24 saatte yaklaşık altı iyice ıslanmış bez yapar; idrar da berrak ile açık sarı arasındadır. Sabah çok dolu bir bezle biten uzun bir gece alarm değildir. Yaklaşık 5. günden sonra bez sekiz saatten uzun süre gerçekten kuru kalıyorsa (mutfak tartısıyla da doğrulanıyorsa), hemen tıbbi görüş al.

Woran du merkst, dass Flüssigkeit fehlt: Çok az sayıda, hafif ya da koyu sarı bez; ağız kuruluğu ya da yapışkan tükürük; bıngıldağın çökük görünmesi — yani bebeği dik tuttuğunda başının üstündeki yumuşak bölgenin her zamankinden belirgin biçimde daha içeride olması — ve belirgin biçimde aşırı uykulu ya da huzursuz bir bebek. Bunlardan birini görürsen daha sık emzir ya da biberon teklif et ve aynı gün ara; geceyse en yakın hastanenin çocuk acil servisine git. Bıngıldak çökmüşse, bebeğin neredeyse hiç içmiyorsa ya da bitkin görünüyorsa derhal tıbbi yardım gerekir. Su ya da çay çözüm değildir: İlk aylarda bebeğin tüm sıvıyı anne sütünden ya da bebek mamasından alır; sıcak havada bile.

Ama bez tek işaret değildir. Şu gözlemler de en az onun kadar bilgi verir:

  • Sık içme: İlk haftalarda birçok bebek 24 saatte sekiz ila on iki kez içmek ister; gece dâhil. Erken açlık işaretleri ağız şapırdatma, dili çıkarma, başını arayarak çevirme ve eli ağza götürmedir; ağlama daha geç gelir.

  • İyi kavrama: Bebeğinin ağzı genişçe açıktır, çenesi memeye dayanır ve üst dudak üzerinde koyu areolanın alt dudaktan daha fazla kısmı görünür. Yanaklar yuvarlaktır; birkaç hızlı emmeden sonra ritim yavaşlar ve yuttuğunu duyarsın. İlk birkaç saniyeden sonra canın yanmamalıdır.

  • Emzirmede uyarı işaretleri: geçmeyen ağrı, yara ya da kanayan meme uçları veya neredeyse her öğünün bebeğin doymadan 50 dakikadan uzun sürmesi. Böyleyse hızla emzirme danışmanlığı al.

  • Rahatlama: Öğünlerin çoğundan sonra bebeğin gevşemiş görünür ve memelerin daha yumuşak hissedilir.

Kilo en güvenilir işarettir. Bebekler ilk günlerde önce biraz kilo kaybeder. Yaklaşık yüzde 7’ye kadar kayıp sık görülür; 3.500 gram doğum ağırlığında bu 245 gram demektir. Bunun üzerindeyse emmenin daha yakından değerlendirilmesi gerekir; yüzde 10’da, yani burada 350 gramda, durum mutlaka doktor tarafından açıklığa kavuşturulmalıdır. Çoğu bebek doğum kilosuna yedi ila on gün içinde geri döner; en geç iki haftada bu olmuş olmalıdır. Sonrasında ilk iki ayda bebekler haftada yaklaşık 170–330 gram alır.

Peki ebe gelmiyorsa tartımı kim yapacak? Aile hekimini ya da ASM'deki ebe/hemşireyi arayıp bebek izlemleri arasında kısa bir tartı randevusu isteyebilirsin ya da eczaneden bebek tartısı ödünç alabilirsin. Bebeği çıplak, hep aynı tartıda, haftada yaklaşık bir kez tart; beslenmeden hemen önce ya da sonra değil. Kendini bir kez bebekle, bir kez bebeksiz tartmak bu kadar küçük farklar için yeterince hassas değildir.

Bir nokta birçok kişiyi şaşırtır: Çok sakin, pek ses çıkarmayan ve uzun uyuyan bir yenidoğan otomatik olarak tok değildir. Yetersiz alan bebekler bazen ağlamak yerine daha uykulu olur ve buna rağmen şaşırtıcı derecede memnun görünebilir. Bebeğin seyrek haber veriyorsa ya da bez sayısı geride kalıyorsa, onu içmesi için uyandır — hafif uykudayken, üzerini açarak, ten tene — ve aynı gün çocuk doktorunu ya da emzirme danışmanını ara.

Bezleri not al; en azından sayılar yerine oturana ve doğum kilosu yeniden yakalanana kadar. Alt değiştirme masasının yanına dört sütunlu bir kâğıt yeter: saat, ıslak, kaka ve rengi, beslendi. Ya da bunları Moonsleep’e kaydedersin. Önemli olan, gece saat 03.00’te hafızandan saymak zorunda kalmaman ve telefonda omuz silkme yerine elinde net bir bilgi olması.

Şunu da unutma: Tek tek rakamlar senin ya da emzirmenin karnesi değildir. Bez saymak kabaca bir rehberdir, ölçüm cihazı değil. Önemli olan bezler, beslenme ve kilonun birlikte oluşturduğu büyük resimdir.

Sakin geceler burada başlar.

Moonsleep'i indir ve bebeğine uyan ritmi bul.

App Store'dan indirGoogle Play'den edin
3 günlük ücretsiz deneme
Moonsleep uygulaması: ana ekran

Dikkat et

Bebeğinin hemen tıbbi yardıma — yerel acil numaranı arayarak ya da en yakın çocuk aciline başvurarak, gündüz bile — ihtiyacı vardır, eğer:

  • çimen yeşilinden koyu yeşile kadar tonda kusuyorsa ya da karnı gergin, sert ve şiş görünüyorsa,

  • neredeyse hiç uyandırılamıyorsa, bitkin görünüyorsa, bıngıldağı çökmüşse ya da neredeyse hiç içmiyorsa,

  • yaklaşık 5. günden sonra sekiz saatten uzun süredir hiç ıslak bezi olmadıysa,

  • daha ilk gününde sararıyorsa,

  • kakasında çok kan, kusmuğunda kan ya da siyah katran gibi kaka varsa ve buna ek olarak soluk görünüyorsa ya da göbekten, burundan veya ağızdan sebepsiz kanıyorsa,

  • üç aydan küçükse ve popodan ölçülen ateşi 38,0 °C veya üzerindeyse — ya da 36,5 °C’nin altındaysa.

Bebeğin nefes almakta zorlanıyorsa, mavimsi ya da gri görünüyorsa, nöbet geçiriyorsa, düzgün şekilde uyanmıyorsa ya da yalnızsan ve güvenle araba kullanamayacaksan kendin gitmek yerine yerel acil numaranı ara ve ambulans iste.

Doğru ölçüm: Dijital termometre kullan, ucuna biraz vazelin sür, bebeğini sırtüstü yatır, bacaklarını kaldır ve ucu popodan yalnızca yaklaşık 1–2 santimetre içeri yerleştir. Bip sesi gelene kadar termometreyi sabit tut. Değer 36,5 °C’nin altındaysa, ucun doğru yerde olup olmadığını kontrol et ve hemen bir kez daha ölç. Yine düşük çıkarsa ya da bebeğin bitkin görünüyorsa derhal yardım al. 38,0 °C’den itibaren kural şu: bekleme ve sonuç “düzelsin” diye tekrar tekrar ölçme.

24 saat içinde muayene ettir — gece ya da hafta sonu da en yakın hastanenin çocuk acil servisinde — bebeğin iyi görünse bile, eğer:

  • kakası soluk, beyazımsı, gri, bej ya da kil rengindeyse ya da dışkı renk kartındaki soluk alanlardan birine uyuyorsa,

  • doğumdan 48 saat sonra hâlâ mekonyum gelmediyse — o zaman aynı gün, ertesi günü beklemeden.

Aynı gün ara — aile hekimini ya da çocuk doktorunu, mesai dışındaysa en yakın hastanenin çocuk acil servisini, ve ASM'deki ebe ya da hemşireyi de — eğer:

  • zamanında doğmuş bebeğin doğumdan 24 saat sonra hâlâ mekonyum yapmadıysa ya da ilk ıslak bez gelmediyse,

  • yukarıda belirtilenden daha az ıslak bezi varsa; 5. günden itibaren 24 saatte altıdan azsa,

  • ilk günlerden sonra idrar hâlâ koyu sarıysa ya da yaşamın 4. gününden sonra da tuğla tozu görünümü varsa,

  • kaka 5. gün civarında hâlâ koyu ve yapışkansa ya da anne sütü alan bebeğin yaklaşık altı haftaya kadar günde üçten az kaka yapıyorsa,

  • kakada kan varsa ya da mekonyum döneminden sonra kaka yeniden siyaha dönüyorsa (bebeğin demir damlası almıyorsa; bu da çoğunlukla prematürelerde olur),

  • sarılık artıyorsa, karna ya da bacaklara kadar iniyorsa, iki haftadan uzun sürüyorsa ya da ancak daha sonra ortaya çıkıyorsa,

  • doğum kilosunun yüzde 10’unu kaybettiyse ya da iki haftalık olduğunda hâlâ doğum kilosuna dönmediyse,

  • kötü içiyorsa, içmek için neredeyse hiç haber vermiyorsa, alışılmadık derecede uykuluysa ya da birkaç kez fışkırır tarzda kusuyorsa.

Telefon etmeden önce şunları hazır et: gün ya da hafta olarak yaş, son kilosu, son 24 saatteki ıslak bez ve kakalar, son öğün, ateşin kaç olduğu, saat ve nasıl ölçüldüğü, gündüz ışığında çekilmiş bir bez fotoğrafı ve bunun ne zamandır sürdüğü. Başlangıç için tek cümle yeter: “Bebeğim on günlük, bu sabahtan beri sadece iki ıslak bezi oldu ve kötü içiyor.”

112 ve en yakın hastanenin çocuk acil servisi tam da bunun için var. Bunları tek başına sınıflandırmak zorunda değilsin. Bir kez fazla aramak, bir kez eksik aramaktan iyidir.

Sık sorulan sorular

Mekonyum ne kadar sürer?

Çoğu zaman iki ila üç gün. Zamanında doğan bebeklerde ilk mekonyum neredeyse her zaman ilk 24 saatte gelir; ardından ilk ve ikinci günde çoğu zaman birkaç siyah, yapışkan bez daha olur. Yaklaşık ikinci günden itibaren süt devreye girer, kaka yeşilimsi kahverengiye döner ve yumuşar; beşinci gün civarında da sararır. Prematüre bebeklerde bütün bu süreç daha uzun sürebilir. Doğumdan 24 saat sonra hâlâ hiç mekonyum gelmediyse aynı gün haber ver; 48 saatten sonra bebeğin mutlaka doktor tarafından muayene edilmesi gerekir.

Bir bebek en fazla ne kadar kaka yapmadan durabilir?

Bu, yaşına ve nasıl beslendiğine bağlıdır. Yaklaşık altı haftalıktan küçük, anne sütü alan bir bebek her gün kaka yapar; çoğu zaman üç kez ya da daha fazla. Bu yaşta bir tam gün içinde üçten az kaka olması, aynı gün aramak ve bebeği tarttırmak için bir nedendir. Yaklaşık altı haftadan sonra, emzirilen bebeklerde birkaç günlük aralar normal olabilir; yeter ki sonrasında kaka yumuşak gelsin, bebeğin iyi içsin, yeterince ıslak bezi olsun ve kilo alsın. Yine de yedi günden uzun süre kaka yoksa çocuk doktorunu ara. Mama alan bebekler çoğunlukla günde bir ya da iki kez, en azından gün aşırı kaka yapar. Daha uzun sürerse ya da kaka sertse muayenehaneye danış.

Dördüncü günde kaka hâlâ koyuysa bu normal mi?

Çoğu zaman evet. İkinci ve dördüncü gün arasında yeşilimsi koyu geçiş kakası normaldir; dördüncü günden sonra açılır, beşinci gün civarında sararır. Beşinci günde hâlâ koyu ve yapışkansa muhtemelen bebeğine yeterince süt ulaşmıyordur: daha sık emzir ve aynı gün çocuk doktorunu ya da bir emzirme danışmanını ara. Ama kaka daha önce sararmışken yeniden siyaha dönüyorsa durum farklıdır. Bu sindirilmiş kan olabilir ve aynı gün doktor tarafından görülmelidir. Sık nedenlerden biri annenin çatlamış, kanayan meme uçlarıdır; muayenede bunu söyle. Demir damlaları da kakayı koyulaştırabilir, ama bunlar çoğunlukla yalnızca prematüre bebeklere verilir.

Uykulu yenidoğanımı içmesi için uyandırmalı mıyım?

İlk haftalarda çoğu zaman evet. Bebeğin doğum kilosuna geri dönene ve iyi kilo alana kadar, 24 saatte en az sekiz öğüne ihtiyacı vardır. Sayım, bir öğünün başlangıcından diğerinin başlangıcına göre yapılır; arada yaklaşık dört saatten fazla olmamalıdır, gece bile. Uyandırmak için şunları dene: Göz kapaklarının altında gözler hareket ederken ya da ağzıyla şapırdatırken, yani hafif uykudayken bekle. Işığı biraz artır, bebeğinin üzerindekileri bez dışında çıkar ve bezini değiştir. Dik tut, onunla konuş, sırtını ve ayak tabanlarını okşa. Sonra ten tene emzir. Memede yine uykuya dalarsa memeyi nazikçe sık ya da taraf değiştir. Bebeğin iyi kilo alıyorsa geceleri daha uzun uyumasına izin verebilirsin. Tüm bunlara rağmen neredeyse hiç uyanmıyorsa, hatta soyarken bile; kol ve bacakları gevşek sallanıyorsa ya da sadece inliyorsa hemen tıbbi yardım gerekir.

Anne sütü kakası zaten suluysa ishali nasıl anlarım?

Değişimden. İshal demek, kakanın birden belirgin şekilde daha sık ve öncekinden çok daha sulu olmasıdır; neredeyse tamamen beze emilir, bazen mukus, kan ya da keskin bir koku eşlik eder. Böyleyse çocuk doktorunu ara; mesai dışındaysa en yakın hastanenin çocuk acil servisine git. O zamana kadar: emzirmeye devam et ve daha sık emzir; mamayı da her zamanki gibi hazırla, sulandırma. Çay ya da kola gibi ev çözümleri verme; elektrolit çözeltisini de ancak doktor önerirse kullan. Her bez değişiminden sonra ellerini iyice yıka. Bebeğin kötü içiyorsa, neredeyse hiç ıslak bezi kalmadıysa, bitkin görünüyorsa ya da üç aydan küçük olup 38,0 °C veya daha yüksek ateşi varsa hemen tıbbi yardım gerekir.

Kakayı dışkı renk kartıyla ne sıklıkta karşılaştırmalıyım?

Her bezi tek tek kontrol etmene gerek yok. Mekonyum dönemi bittikten sonra, özellikle ilk aylarda, günde bir kez gündüz ışığında kısa ve bilinçli bir bakış yeter. Kaka her zamankinden açık görünüyorsa bir dışkı renk kartı çıkarıp doğrudan yanına tut; telefondaki bir fotoğrafla değil. Soluk, beyazımsı, gri ya da kil rengi kaka her yaşta şu anlama gelir: bebeğin 24 saat içinde doktor tarafından muayene edilmelidir; başka türlü iyi görünse bile.

Bebeğime su veya çay verebilir miyim?

İlk dört ila altı ayda bebeğinin suya ya da çaya ihtiyacı yoktur; rezene çayı, şekerli su ya da meyve suyu da buna dâhil. Anne sütü ya da bebek maması, sıvı ihtiyacını tamamen karşılar; sarılıkta ya da sert kakada bile. Sıcak günlerde, ateşte ya da ishalde anne sütü alan bebeği daha sık emzir; mama alan bebeğe daha sık biberon teklif et. Mamayı her zaman kutudaki tarife tam uyarak hazırla; ne daha sulu ne de daha yoğun. Bal, ilk bir yıl boyunca tamamen yasaktır. Buna rağmen bezleri azsa ya da koyu renkliyse çocuk doktorunu ara.

Bebeğimin bezini gece de değiştirmeli miyim?

Kakalı bezi her zaman değiştir, gece bile; çünkü kaka cildi tahriş eder. Sadece ıslak bezdeyse duruma göre karar verebilirsin: çok doluysa, sızdırıyorsa ya da poposu kızarmışsa değiştir. Bunu yaparken sadece loş bir ışık yak, gereken her şeyi önceden hazırla ve alçak sesle konuş. Bebeğin emerken çabuk uyuyorsa, bezini öğünden önce ya da iki meme arasında değiştir; böylece daha uyanık kalır. Sonrasında kendi yatağında, sırtüstü, uyku tulumunda yatmalı; battaniye, yastık ya da oyuncak olmadan. İlk günlerde, ıslak bezleri sayarken, her beze kısaca bakmak faydalıdır.

Moonsleep tıbbi tavsiye değil, rehberlik sunar. Klinik kılavuzlara ve uzman kaynaklara dayanır, Moonsleep referans veritabanına göre kontrol edilmiştir.